Sözlükçe
Önerilen alıntılama: Bayraktar Aksel, Damla; Şenel, Gülece, 2026, "Emigrant Policy Regimes - Glossary (TR)", https://doi.org/10.7910/DVN/LLQIVY, Harvard Dataverse, V1.
Sözlükçeye https://www.emigpol.com/glossary ve Harvard Dataverse üzerinden ulaşılabilir.
Sözlükçenin daha önceki PDF versiyonuna (2024) buradan erişebilirsiniz.
A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
A
anavatan (ing: homeland, country of origin, home country)
Ayrıca bkz. köken ülke, menşe (kaynak) ülke.
aydınlar topluluğu (entelijansiya) inşası (ing: intelligentsia building)
Bir devletin, özellikle savaş veya siyasal geçiş dönemleri sonrasında modernleşmeyi destekleyebilecek, siyasal etkiyi artırabilecek, rejim değişimini kolaylaştırabilecek ya da hızlı kalkınmayı teşvik edebilecek beşeri, sosyal ve finansal sermayeye sahip yüksek nitelikli bir toplumsal kesim (endüstriyel, teknik, yaratıcı, bilimsel ve sosyal alanlarda aydın) yetiştirmeye yönelik stratejileri. Bu stratejiler; öğrencilerin veya kamu görevlilerinin eğitim amacıyla yurt dışına gönderilmesini, rejime sadık yurt dışında yaşayan göçmen gruplarının güçlendirilmesini ya da belirli diaspora üyelerinin -fiziksel olarak ya da sanal ortamlar üzerinden- ülkeye dönmesinin ve katkı sunmasının teşvik edilmesini içerebilir.
Ayrıca bkz. yüksek nitelikli göçmen.
Kaynak: İçduygu, A., & Aksel, D. B. (2015). Migration realities and state responses: Rethinking international migration policies in Turkey. S. Castles, D. Ozkul, & M. Cubas (Eds.), Social transformation and migration: National and local experiences in South Korea, Turkey, Mexico and Australia (ss. 115–131)içinde. Palgrave Macmillan. https://doi.org/10.1057/9781137474957_8; Aksel, D. B. (2016). Home states and homeland politics: Interactions between the Turkish state and its emigrants in France and the United States [Doktora Tezi, Koç Üniversitesi]; Şenel, G. (2024). Legal architecture as a determinant of migrants’ resilience: The case of highly skilled return migrants in Türkiye [Doktora Tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi] https://open.metu.edu.tr/handle/11511/109854; Podyapolskiy, S. A. (2016). Soviet nationalities policy of the 1960s - early 1980s. Journal of Siberian Federal University Humanities & Social Sciences, 9(4), 904–926. https://elib.sfu-kras.ru/bitstream/handle/2311/20202/13_Pod%D0%A4iapol%27skii.pdf?sequence=1&isAllowed=y üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
ayrılma hakkı (ing: right to leave)
“Herkesin kendi ülkesi dâhil, herhangi bir ülkeden ayrılma hakkı vardır.” (1948 İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, 13(2) maddesi). Bu hak, 1966 tarihli Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme gibi diğer uluslararası hukuki belgelerde de öngörülmüştür. Sözleşme'nin 12(2). maddesine göre: “Herkes, kendi ülkesi dâhil, herhangi bir ülkeden ayrılmakta özgürdür.” Bu hak, Sözleşme’nin 12(3). maddesi çerçevesinde ancak belirli durumlarda devletler tarafından kısıtlanabilir: “Yukarıda sözü edilen haklar, yasalarla konmuş, ulusal güvenliği, kamu düzenini, kamu sağlığını ya da genel ahlâkı veya başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak için gerekli ve bu Sözleşme'de tanınan diğer haklarla uyumlu olanlar dışında herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulamaz.” Dolaşım özgürlüğünün bir unsuru olan bu hak, herkes için ayrım yapılmaksızın geçerlidir. Diğer yandan Devletler Hukuku'na göre, bu hakka dayanarak bireyler belirli bir ülkenin topraklarına girme hakkına sahip değillerdir.
Ayrıca bkz. dönüş hakkı, ülkeden çıkış, ülkeden göç, yurt dışına giden göçmen politikaları.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf; Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme, 16 Aralık 1966, İngilizce versiyonu: https://www.ohchr.org/en/instruments-mechanisms/instruments/international-covenant-civil-and-political-rights; Türkçe versiyonu: https://inhak.adalet.gov.tr/Resimler/Dokuman/2312020093321bm_05.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
az/düşük nitelikli (vasıflı) göçmen işçi (ing: low-skilled migrant worker)
Eğitim düzeyi, mesleki tecrübesi veya nitelikleri yalnızca düşük nitelikli işleri yapmaya uygun olan göçmen işçi.
Ayrıca bkz. yüksek nitelikli göçmen.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
B
beceri kazandırma (ing: skilling)
Göç bağlamında, köken devlet açısından bir göçmenin yurt dışında istihdam edilmesi olasılığını artırmak amacıyla becerilerinin ve/veya bilgisinin geliştirilmesi.
Yoğun göçmen gönderen kimi ülkelerde hükümetler, uluslararası emek göçü piyasası içerisindeki rekabetçi konumlarını güçlendirebilmek amacıyla beceri kazandırmayı bir kalkınma stratejisi olarak kullanmaya başlamış, potansiyel göçmenlerin ülkeye döviz göndermeleri umuduyla yurt dışına göç süreçlerini kolaylaştırmak için belirli mesleklerin aşırı üretimini teşvik etmişlerdir.
Ayrıca bkz. beyin kaybı, iş gücü göçü, vasıfsızlaşma, yurt dışına giden göçmen politikaları.
Kaynak: Ortiga, Y. (2020). Shifting employabilities: skilling migrants in the nation of emigration. Journal of Ethnic and Migration Studies, 47(10), 2270- 2287. https://doi.org/10.1080/1369183X.2020.1731985 üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
beyin dolaşımı (ing: brain circulation)
Nitelikli göçmenlerin kendi köken ülkeleri ve diğer ülkeler arasında, hem köken ülkelerine hem de kalıcı veya geçici varış ülkelerine fayda sağlayabilecek şekilde bilgi ve becerilerini taşıyarak hareket etmelerinin etkisini belirtir.
Ayrıca bkz. beyin göçü, beyin gücü kazanımı.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
beyin göçü (ing: brain drain)
Belirli bir meslek ya da ekonomik sektörde çalışan nitelikli göçmenlerin köken ülkelerinden diğer bir ülkeye göçmelerinden kaynaklanan köken ülkede o meslek grubu ya da ekonomik sektördeki beşerî sermayenin tükenmesi.
Ayrıca bkz. beyin dolaşımı, beyin gücü kazanımı.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
beyin gücü kazanımı (ing: brain gain)
Hedef ülke açısından nitelikli kişilerin ülkenin beşerî sermaye kazanmasına yol açacak şekilde hedef ülkeye göçü. Köken ülke açısından yüksek nitelikli kişilerin ülke dışına göçünün beyin dolaşımı gibi pozitif yayılma veya göçmenleri becerilerini geliştirmeye iten motivasyonel etkisi. Beyin gücü kazanımı, ayrıca göçmenler göç sürecinde yurt dışında elde ettikleri beceri ve bilgiyi taşıyarak köken ülkelerine veya toplumlarına döndüklerinde de gerçekleşir.
Ayrıca bkz. beyin dolaşımı, beyin göçü.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
beyin kaybı (ing: brain waste)
Göç bağlamında niteliklerin tanınmasının eksikliği, istihdam ilişkilerinin kayıtdışılığı/gayriresmiliği veya ayrımcılık gibi nedenlerden ötürü beceri düzeylerine uygun iş bulamayan göçmen işçilerin ev sahibi ya da dönüşte köken ülkede eksik istihdamı ya da işsizliği.
Ayrıca bkz. vasıfsızlaşma, yüksek nitelikli göçmen.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
Ç
çifte/çoğul vatandaşlık (ing: dual/ multiple citizenship)
İki ya da daha fazla ülkenin vatandaşlığına/tabiiyetine sahip olma anlamına gelen yasal statü. Çifte/ çoğul vatandaşlık durumunda bireyler, vatandaşı oldukları tüm devletler tarafından o devletin bir üyesi olarak tanınmaktadır. Diğer yandan, çifte/ çoğul vatandaşlık, üyesi olunan her ülkede tam siyasi katılımı sağlamaz veya tüm hakları güvence altına almaz. Bazı durumlarda, özellikle yurt dışında ikamet söz konusuysa, devletler, çifte/ çoğul vatandaşlığı olanlara çeşitli kısıtlamalar getirebilir, bu kişilerin oy kullanma veya seçimlerde aday olma gibi siyasi haklarını sınırlandırabilirler. Bu kısıtlamalar, çifte/çoğul vatandaşların ülke dışında bulunmalarına rağmen devletle bağlarını sürdürmelerini sağlamayı amaçlar. Dolayısıyla, çifte/ çoğul vatandaşlık, birden fazla ülkede yasal anlamda üyeliği içerir; ancak vatandaşı olunan her ülkede eşit ya da kısıtlanmamış vatandaşlık haklarının sunulduğu anlamına gelmez.
Ayrıca bkz. tabiiyet, vatandaşlık.
Kaynak: Pedroza, L. & Palop-Garcia, P. (2017). The grey area between nationality and citizenship: an analysis of external citizenship policies in Latin America and the Caribbean. Citizenship studies, 21(5), 587-605 üzerinden uyarlanmış ve İngilizce'den çevrilmiştir; Terimin Türkçe karşılığı: T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması (ing: agreement concerning avoidance of double taxation)
İki veya daha fazla ülke arasında, iki ülke tarafından vergilendirilebilir gelire sahip olan vergi mükellefleri için yasal ve mali sonuçları iyileştirmek üzere tasarlanmış anlaşma.
Kaynak: Garner, B. A., & Black, H. C. (2009). Black’s law dictionary (9. Baskı). West; Cambridge Üniversitesi. (t.y.). Double taxation treaty. Cambridge.com Dictionary içinde. https://dictionary.cambridge.org/dictionary/english/double-taxation-treaty üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
çıkış vergisi (ing: departure tax)
Bir kişinin kara, deniz veya hava yoluyla bir ülkeden ayrılması durumunda alınan vergi.
Ayrıca bkz. yurt dışı çıkış harcı
Kaynak: Vocabulary.com. (t.y.). Departure tax. Vocabulary.com Dictionary içinde. https://www.vocabulary.com/dictionary/departure_tax üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
D
destekli gönüllü dönüş ve yeniden entegrasyon (ing: assisted voluntary return and reintegration)
Talepleri reddedilen sığınmacılara, insan ticareti mağdurlarına, mahsur kalmış göçmenlere, nitelikli vatandaşlara ve ev sahibi ülkede veya geçiş ülkesinde kalması mümkün olmayan ya da kalmak istemeyen ve kendi köken ülkelerine dönmeye karar veren diğer göçmenlere sağlanan, yeniden entegrasyon yardımını da içeren, idari, lojistik veya mali destek. Destekli gönüllü dönüş ve yeniden entegrasyon bağlamında, gönüllülük iki durum söz konusu olduğunda mevcut sayılmaktadır: (a) seçme özgürlüğü- bir destekli gönüllü dönüş ve yeniden entegrasyon programına katılmak için fiziki veya psikolojik bir baskının olmaması, (b) bilinçli bir karar – bu koşul, karara dayanak sağlayacak güncel, tarafsız ve güvenilir bilginin ulaşılabilirliğini gerektirir.
Ayrıca bkz. dönüş göçü, gönüllü dönüş, zorla geri gönderme.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
dışarıda yerleşik vatandaş (ing: non-resident citizen)
Başka bir ülkede yaşayan vatandaş.
Ayrıca bkz. diaspora, ülkeden göç eden kişi, yurt dışı vatandaş, yurt dışındaki yereller.
Kaynak: Ciornei, I., & Østergaard-Nielsen, E. (2015). Emigration and turnout. Determinants of non-resident citizen electoral mobilization in home country legislative elections. Congrès ASFP Aix, 1-19. https://www.afsp.info/archives/congres/congres2015/st/st5/st5ciorneiostergaard.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
dışarıda yerleşik vatandaşların seçme ve seçilme hakları (ing: non-residents’ voting / candidacy rights)
Seçimin yapıldığı ülkede ikamet etmeyen kişilerin oy kullanma veya aday olma hakkı. Bu haklar sadece o ülkenin vatandaşları tarafından kullanılabilir.
Ayrıca bkz. diaspora kapsama politikaları, yurt dışı göçmen kapsama politikaları, yurt dışı göçmene seçme hakkı veirlmesi, yurt dışından oy hakkı, yurt dışından oy verme.
Kaynak: GLOBALCIT. (2020). Vatandaşlık ve seçim hakları sözlüğü. Avrupa Birliği Enstitüsü Küresel Vatandaşlık Gözlemevi. https://globalcit.eu/glossary/ üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
diaspora (ing: diaspora)
Gerçek ya da sembolik kimlikleri veya aidiyetleri göç deneyimleri ve geçmişleri tarafından şekillenen göçmenler ya da onların alt soyları. Bu kişiler, ortak tarih anlayışları, kimlikleri veya ev sahibi ülkedeki ortak deneyimlerini temel alarak anavatanları ve birbirleriyle ilişkilerini korurlar.
Ayrıca bkz. diasporik aktörler.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
diaspora bonoları (ing: diaspora bonds)
Bir ülke (veya potansiyel olarak alt egemenlik sahibi bir kuruluş veya özel bir şirket) tarafından diasporadan finansman sağlamak amacıyla ihraç edilen bir borçlanma aracıdır.
Ayrıca bkz. diaspora, işçi dövizleri.
Kaynak: Ketkar, S. L., & Ratha, D. (2007, Ağustos). Development finance via diaspora bonds track record and potential. (World Bank Policy Research Working Paper No. 4311). https://documents1.worldbank.org/curated/en/867801468165874505/pdf/wps4311.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
diaspora diplomasisi (ing: diaspora diplomacy)
Dış politikanın bir parçası olarak, köken devlet, ev sahibi devlet ve diaspora toplulukları arasında, farklı aktörlerin dâhil olduğu ve çeşitli alanlara yayılan, çok katmanlı etkileşimler. Bu öznelerarası süreçler, her iki devletin dış politika çıkarları açısından yalnızca olumlu değil, aynı zamanda olumsuz sonuçlar da doğurabilir.
Ayrıca bkz. diaspora, diasporik aktörler, diaspora örgütleri, diaspora siyaseti, göç diplomasisi.
Kaynak: Rana, K. S. (2013). Diaspora diplomacy and public diplomacy. R.S. Zaharna, A. Arsenault, A. Fisher (Ed.),
Relational, networked and collaborative approaches to public diplomacy: the connective mindshift (ss. 70 -85) içinde. https://doi.org/10.4324/9780203082430; https://kishanrana.diplomacy.edu/wp-content/uploads/2020/03/DiasDip-PD-Zahrna.pdf; Arkilic, A. (2022). Diaspora diplomacy: The politics of Turkish emigration to Europe. Manchester University Press.; Berridge, G. R., & Lloyd, L. (2012). The Palgrave Macmillan dictionary of diplomacy (3rd ed.). Palgrave Macmillan üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
diaspora kapsama politikaları (ing: diaspora engagement policies)
Diaspora kapsama politikaları, yurt dışında yaşayan diasporalarıyla ilişki kurmayı, bu ilişkileri sürdürmeyi veya geliştirmeyi amaçlayan çeşitli hükümet tedbirlerinden oluşur. Bu politikalar, diaspora üyelerinin haklarının güvenceye alınmasını ve korunmasını, ulusal kimliğin veya aidiyet duygusunun güçlendirilmesini, güçlü ilişkilerin teşvik edilmesini ve diasporanın köken ülkenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına (işçi dövizleri gibi yollarla) katkısını kolaylaştırmayı içerir.
Ayrıca bkz. diaspora, diaspora politikaları, gönderen ülke politikaları, yurt dışı göçmen kapsama politikaları, yurt dışı göçmene seçme hakkı verilmesi.
Kaynak: Migration Research Hub. (t.y.). Diaspora engagement policies. IMISCOE. https://migrationresearch.com/taxonomies/topics-migration-governance-migration-policy-and-law-diaspora-engagement-policies üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
diaspora örgütleri (ing: diaspora organizations)
Uluslararası göçmenler ya da onların soyundan gelenlerce kurulmuş, çeşitli sorunları ele alan, ortak bir kimlik taşıyan yapıları ifade eder. Bu örgütler, enformel ağlardan resmileşmiş etnik veya göçmen derneklerine kadar uzanan bir yelpazede bir yapıya sahip olabilir ve hem yerel hem de ulusötesi düzeyde faaliyet gösterebilirler.
Ayrıca bkz. diaspora diplomasisi, hemşeri dernekleri, ulusaşırı/ulusötesi, ulusaşırı/ulusötesi topluluk.
Kaynak: Dijkzeul, D., & Fauser, M. (Ed.) (2020). Diaspora organizations in international affairs. Routledge. üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
diaspora politikaları (ing: diaspora engagement policies)
Ayrıca bkz. diaspora kapsama politikaları
diaspora siyaseti (ing: diaspora politics)
Diaspora siyaseti, diasporaların bağlantı grupları gibi hareket ederek hem köken ülkelerinin hem de ev sahibi ülkelerin siyasi meselelerini etkilediği, köken ülke siyasetini ev sahibi ülkeye aktardığı ve köken ülkenin siyasi ortamına dışsal bir boyut ve kaynaklar sunduğu dinamik etkileşimleri ifade eder.
Ayrıca bkz. diaspora, diasporic aktörler, diaspora diplomasisi, diaspora örgütleri.
Kaynak: Østergaard-Nielsen, E. (2001). Diasporas in world politics. D. Josselin & W. Wallace (Ed.), Non-state actors in world politics (ss. 218-234) içinde. Palgrave Macmillan UK. üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
diasporik aktörler (ing: diasporic actors)
Diasporik aktörler, belirli bir köken ülkeden göç etmiş, vatandaşlar, vatandaş olmayanlar ve birinci ve ikinci nesil göçmenler de dahil olmak üzere bu ülkeyle önemli kültürel ve sosyal bağlar sürdüren ve kendilerini o ülkeyle özdeşleştiren/ kimliklerini o ülkeyle özdeşleştiren bireylerdir.
Ayrıca bkz. diaspora, diaspora diplomasisi.
Kaynak: Naujoks, D. (2017). The transnational political effects of diasporic citizenship in countries of destination: Overseas citizenship of India and political participation in the United States. D. Carment & A. Sadjed (Ed.), Diaspora as cultures of cooperation. Migration, diasporas and citizenship (ss. 199-221) içinde. Palgrave Macmillan. https://doi.org/10.1007/978-3-319-32892-8_10 üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
doğum yoluyla kazanılan vatandaşlık (ing: birthright citizenship)
Bir kişinin doğduğu sıradaki olgulara, özellikle doğum yeri ve/veya ebeveynlerden veya atalardan birinin veya her ikisinin vatandaşlığı olduğu ve/veya ikamet ettiği ülkeye dayanan vatandaşlık kazanımı.
Not: Toprak esasının hakim olduğu bazı ülkelerde, "doğum yoluyla vatandaşlık” yalnızca ülke topraklarında doğum yoluyla (toprak esasıyla) kazanılan vatandaşlık anlamı taşımaktadır.
Ayrıca bkz: kan esası, toprak esası, vatandaşlığın kazanılması.
GLOBALCIT. (2020). Vatandaşlık ve seçim hakları sözlüğü. Avrupa Birliği Enstitüsü Küresel Vatandaşlık Gözlemevi. https://globalcit.eu/glossary/ üzerinden uyarlanmış ve Türkçe’ye çevrilmiştir.
dolaşım özgürlüğü (dolaşım serbestisi) (ing: freedom of movement)
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13. maddesinde belirtildiği gibi, bireylerin doğuştan gelen, sınır içinde veya sınır ötesine herhangi bir kısıtlama olmadan seyahat etme hakkı.
Ayrıca bkz. serbest dolaşım anlaşmaları.
Kaynak: Pécoud, A. (2013). Freedom of movement. I. Ness (Ed.), The encyclopedia of global human migration içinde. Blackwell Publishing. https://doi.org/10.1002/9781444351071.wbeghm241; De Genova, N. & Nathalie Peutz. (Ed.). (2010). The deportation regime: Sovereignty, space, and the freedom of movement. Duke University Press üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir; Terimin Türkçe karşılığı: Avrupa Konseyi. (2017). Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi terimler sözlüğü. https://rm.coe.int/168070c41e; T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
dönen göçmen (ing: returnee)
Uluslararası göç söz konusu iken olağan ikamet yerinden ayrılıp uluslararası bir sınırı geçtikten sonra köken ülkesine dönen kişi.
Ayrıca bkz. dönüş göçü, ülkeden göç eden kişi, yeniden entegrasyon.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
döngüsel göç (ing: circular migration)
Ülkeler arasında geçici ya da daha kalıcı şekilde gerçekleşen akışkan insan hareketi.
Ayrıca bkz. göç, iş gücü göçü,uluslararası göç.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf
dönüş (ing: return)
Geniş anlamıyla, ayrılınan noktaya geri dönme eylemi ya da sürecini ifade etmektedir. Bu dönüş, ülkesinde yerinden edilmiş kişilerin (IDP) ve terhis edilmiş muhariplerin durumunda olduğu gibi bir ülkenin sınırları içinde olabileceği gibi, göçmen işçi, mülteci, sığınmacı ve nitelikli vatandaşların durumunda olduğu gibi ev sahibi ülkeden (transit veya hedef ülke) köken ülkeye dönüşü ifade edebilir. Dönüşün ne şekilde gerçekleştiğini tanımlayan alt kategoriler bulunmaktadır: örneğin, gönüllü, zorla, destekli veya kendiliğinden dönüş. Ayrıca, dönüşte kimlerin yer aldığını açıklayan alt kategoriler bulunmaktadır: örneğin, mülteciler veya savaş mahkumları için ülkeye dönüş.
Ayrıca bkz. dönen göçmen, dönüş göçü, dönüş hakkı, gönüllü dönüş, istemsiz dönüş, köken ülkeye dönüş, zorla geri gönderme.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf üzerinden uyarlanmıştır.
dönüş göçü (ing: return migration)
Uluslararası göç bağlamında, bireylerin mutat ikamet yerlerinden uzağa taşındıktan ya da uluslararası bir sınırı geçtikten sonra köken ülkelerine dönmeleri. Bu dönüş gönüllü veya istek dışı olabilir. Dönüş göçüne köken ülkeye gönüllü dönüş de dâhildir.
Ayrıca bkz. destekli gönüllü dönüş ve yeniden entegrasyon, dönen göçmen, dönüş, dönüş hakkı, dönüş politikaları, yeniden entegrasyon.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf; Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
dönüş hakkı (ing: right to return)
Dolaşım özgürlüğünün bir unsurudur. 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13(2) maddesine göre: “Herkes kendi ülkesine dönme hakkına sahiptir.” Dönüş hakkı, ayrıca, 1966 Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 12(4) Maddesinde de öngörülmüştür: “Hiç kimse kendi ülkesine girme hakkından mahrum bırakılamaz.” 12(4). maddenin altındaki dönüş hakkı, ayrılma hakkını düzenleyen aynı maddenin 2. bendi gibi ulusal güvenliği, kamu düzenini, kamu sağlığını ya da genel ahlâkı veya başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak için izin verilen bazı kısıtlamalara tabi değildir. Sözleşme'yi yorumlamakla yetkili BM birimi İnsan Hakları Komitesi’ne göre “Bir bireyin kendi ülkesine girme hakkından mahrum bırakılmasının makul olabileceği, eğer varsa, çok az durum vardır.” Devletlerin 12(4). maddedeki sorumluluklarını ancak Sözleşme'nin 4. maddesindeki olağanüstü hâllerde azaltabilirler: “Sözleşmeci Taraf Devletler, ulusun yaşamını tehdit eden olağanüstü bir durumun meydana gelmesi ve bunu resmen ilan etmeleri halinde, durumun zorunluluklarının kesinlikle gerektirdiği ölçüde, uluslararası hukuktan doğan diğer yükümlülüklerine aykırı düşmeyecek ve ırk, renk, cinsiyet, dil, din, toplumsal köken gibi sebeplerle ayrımcılık içermeyecek şekilde, bu Sözleşme'deki yükümlülüklerinde azaltma yapan tedbirler alabilirler.”
Ayrıca bkz. ayrılma hakkı, dönüş, dönüş göçü, köken ülkeye dönmehakkı.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf
Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme, 16 Aralık 1966, https://inhak.adalet.gov.tr/Resimler/Dokuman/2312020093321bm_05.pdf
Human Rights Watch. (t.y.). Human rights policy on the right to return. https://www.hrw.org/legacy/campaigns/israel/return/iccpr-rtr.htm üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
dönüş politikaları (ing: return policies)
Dönüş göçünün hacmini, kökenini, varış yerini ve iç yapısını etkilemek amacıyla ulus devletler tarafından uygulanan yasalar, kurallar, önlemler ve uygulamalar.
Ayrıca bkz. destekli gönüllü dönüş ve yeniden entegrasyon, dönen göçmen, dönüş göçü, yeniden entegrasyon.
Kaynak: De Haas, H., & Vezzoli, S. (2011, Nisan). Leaving matters: the nature, evolution and effects of emigration policies (International Migration Institute Working Papers Series, No. 34). https://ora.ox.ac.uk/objects/uuid:6632387d-eb4b-4edc-b212-4a8cfefa80dd üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
düzensiz göç (ing: irregular migration)
Gönderen, transit ve kabul eden ülkelerin düzenleyici normlarının kanunları ve taraf olduğu uluslararası anlaşmalar dışında gerçekleşen hareketlilikler. Düzensiz göç konusunda açık veya genel kabul gören bir tanım yoktur. Hedef ülkeler açısından, göç düzenlemeleri uyarınca gerekli izin veya belgelere sahip olmadan bir ülkeye giriş yapmak veya bir ülkede kalmak veya çalışmak anlamına gelmektedir. Köken ülke açısından ise düzensizlik, örneğin, bir kişinin geçerli bir pasaportu veya seyahat belgesi olmadan uluslararası bir sınırı geçmesi veya ülkeden ayrılmak için idari koşulları yerine getirmemesi gibi durumlarda söz konusudur.
Ayrıca bkz. düzensiz göçmen, yasa dışı göçmen.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf üzerinden uyarlanmıştır.
düzensiz göçmen (ing: irregular migrant)
Yasa dışı giriş, giriş koşullarının ihlali veya vizenin geçerlilik tarihinin sona ermesi yüzünden transit veya ev sahibi ülkede hukuki statüden yoksun kişi. Bu terim, diğerlerinin yanı sıra, bir transit veya ev sahibi ülkeye meşru yollarla giriş yapan, ancak izin verilen kalış süresini aşan veya akabinde yetki verilmeden çalışmaya başlayan kişileri içermektedir (aynı zamanda gizli/kayıt dışı göçmen ya da düzensiz bir durumda olan göçmen olarak anılmaktadır). Cezai bir anlam taşıması ve göçmenlerin insanlığını göz ardı etmesi bakımından ‘yasa dışı’ ifadesinden ziyade ‘düzensiz’ ifadesi tercih edilmektedir.
Ayrıca bkz. düzensiz göç, yasa dışı göçmen.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf.
E
ev sahibi ülke (ing: host country)
Ayrıca bkz. hedef ülke.
Kaynak: Terimin Türkçe karşılığı: T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
expat (ing: expat)
Yabancı ülkeye yerleşen kişi (expatriate) sözcüğünün kısa biçimi.
G
geçici göç (ing: temporary migration)
Belirli bir motivasyon ve amaç uğruna, sınırlı bir süre sonunda köken ülkeye ya da mutat meskene dönme ya da harekete devam etme/ ileri göç (onward migration) niyetiyle göç.
Ayrıca bkz. geçici göçmen işçiler.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.) (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir. Terimin Türkçe karşılığı: T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
geçici göçmen işçiler (ing: temporary migrant worker)
Münferit bir işçi ile yapılan iş sözleşmesi ya da bir şirket ile yapılan hizmet sözleşmesi dâhilinde belirli süreler boyunca kabul eden ülkede kalan nitelikli, az nitelikli ya da eğitim görmemiş işçiler. Sözleşmeli göçmen işçiler olarak da geçer.
Ayrıca bkz. geçici göç, göçmen işçi, ikili iş gücü göçü anlaşmaları, iş gücü göçü.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf.
gelen göçmen (ing: immigrant)
Varış ülkesi açısından, vatandaşı olduğu ülkenin veya olağan ikamet yerinin dışına hareket eden ve bu şekilde vardığı ülke, yeni olağan ikamet ülkesi haline gelen kişi.
Ayrıca bkz. göçmen, yabancı ülkeye yerleşen kişi.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
geri kabul anlaşması (ing: readmission agreement)
Geri kabul anlaşmaları, bir devletin ülke sınırlarından girme ya da ülkede kalma koşullarını (artık) yerine getirmeyen vatandaşı olmayan kişileri, derhal ve sistemli bir şekilde geri göndermesini kolaylaştıran esaslar, prosedürler ve yaklaşımları belirleyen devletler arasında ikili veya çok taraflı, bağlayıcı anlaşmalardır. Geri gönderme, ilke olarak bireyin köken devletinedir; ancak -daha seyrek olsa da- vatandaş olmayan kişilerin geçiş yaptığı bir ülkeye de olabilir. Dolayısıyla bu tür anlaşmalar, düzensiz göçmenlerin, başvurusu reddedilen sığınmacıların ve artık uluslararası koruma ihtiyacı olmayanların dönüşüne dair ortaklaşa verilen prosedürleri belirlemek için kullanılan idari araçlardır. Geri kabul anlaşmaları, standart geri kabul anlaşması, polis işbirliği anlaşması, mutabakat zaptı, mektup değişimi vb. gibi değişik formları alabilir.
Ayrıca bkz. istemsiz dönüş, köken ülkeye dönüş, zorla geri gönderme.
Kaynak: IOM. (t.y.). Readmission. (Global Compact Thematic Paper). https://www.iom.int/sites/g/files/tmzbdl486/files/our_work/ODG/GCM/IOM-Thematic-Paper-Readmission.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
göç (ing: migration)
Bir kişinin veya bir grup insanın uluslararası bir sınırı geçerek veya bir devlet içinde yer değiştirmesi. Süresi, yapısı ve nedeni ne olursa olsun insanların yer değiştirdiği nüfus hareketleridir. Buna, mültecilerin, yerinden edilmiş kişilerin, ekonomik göçmenlerin, aile birleşimi gibi farklı amaçlarla hareket eden kişilerin göçü de dâhildir.
Ayrıca bkz. döngüsel göç, hareketlilik, iş gücü göçü, uluslararası göç, ülkeden çıkış, ülkeden göç.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf.
göç diplomasisi (ing: migration diplomacy)
Sınır ötesi nüfus hareketliliğinin yönetimine yönelik normların ve diplomatik araçların, süreçlerin ve usullerin öznelerarası inşası, yayılması, mücadele alanına dönüşmesi ve kurumsallaşması.
Ayrıca bkz. diaspora diplomasisi, göç yönetişimi.
göç sonrası süreçler (ing: post-migratory processes)
Göç eylemi sonrasında göçmenlerin sosyal, politik, ekonomik ve kültürel durumlarıyla ilgili süreçler.
göç yönetişimi (ing: migration governance)
Devletlerin göçün bütün türlerine yaklaşımını şekillendiren ve düzenleyen, hakları ve sorumlulukları ele alan ve uluslararası işbirliğini teşvik eden yasal normlar, kanunlar ve mevzuat, politikalar ve gelenekler ile organizasyonel yapılar (yerel, ulusal, bölgesel ve uluslararası) ve ilgili süreçlerin tamamının oluşturduğu çerçeve.
Ayrıca bkz. diaspora kapsama politikaları, çıkış politikaları, dönüş politikaları, yurt dışı göçmen kapsama politikaları.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
göçmen (migrant)
Bir kişinin olağan ikametinden ayrılarak yurt içinde ya da uluslararası sınırlar arasında kalıcı veya geçici olarak ve çeşitli sebeplerden hareket etmesine ilişkin - uluslararası hukukta tanımlanmamış- ortak anlayışı yansıtan bir çatı kavram. Bu kavram birkaç çok iyi tanımlanmış hukuki statüyü içerir. Örneğin, göçmen işçiler, kaçakçılığa konu olmuş göçmenler gibi belirli hareket türleri hukuken tanımlanmış kişiler, uluslararası öğrenciler gibi statüleri veya hareket imkanları uluslararası hukukta özellikle tanımlanmamış kişiler.
Ayrıca bkz. gelen göçmen, ülkeden göç eden kişi.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
göçmen gönderen ülke politikaları (ing: sending country policies)
Ayrıca bkz. diaspora kapsama politikaları, yurt dışı göçmen kapsama politikaları.
göçmen işçi (ing: migrant worker)
“Vatandaşı olmadığı bir devlette ücretli bir faaliyetle iştigal edecek olan, iştigal eden veya iştigal etmiş olan kişi” (1990 tarihli Bütün Göçmen İşçi ve Aile Fertlerinin Korunmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme, 2(1) maddesi).
Ayrıca bkz. geçici göçmen işçiler, ikili işgücü göçü anlaşmaları, iş gücü göçü.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf.
gönderen ülke (sending country)
İnsanların yurt dışına daimî veya geçici olarak yerleşmek üzere ayrıldıkları ülke.
Ayrıca bkz. köken ülke, menşe (kaynak) ülke.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf.
gönüllü dönüş (ing: voluntary return)
Kişinin hür iradesine göre köken ülke, transit ülkesi veya üçüncü bir ülkeye destekli veya bağımsız dönüşü.
Ayrıca bkz. dönüş göçü, istemsiz dönüş.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf.
H
hareketlilik (ing: mobility)
İnsanların farklı coğrafi konumlar arasında geçici veya kalıcı olarak hareketi.
Ayrıca bkz. göç, uluslararası göç.
hedef ülke (ing: country of destination)
Göçün düzenli ya da düzensiz gerçekleşmesinden bağımsız olarak bir kişi ya da bir grup kişi için varılacak hedef konumundaki ülke.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
hemşeri dernekleri (ing: hometown associations)
Ev sahibi ülkedeki aynı kasaba veya şehirden olan ve öncelikle sosyal ve karşılıklı yardım amacıyla bir araya gelen göçmenlerin oluşturduğu örgütler.
Ayrıca bkz. diaspora örgütleri.
Kaynak: Caglar, A. (2006). Hometown associations, the rescaling of state spatiality and migrant grassroots transnationalism. Global Networks, 6(1), 1-22. https://doi.org/10.1111/j.1471-0374.2006.00130.x üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
hükümlülerin nakli (ing: transfer of sentenced persons)
Bir ülkede suçlardan hüküm giymiş kişilerin, sosyal rehabilitasyonlarını kolaylaştırmak amacıyla cezalarını kendi ülkelerinde çekebilecekleri süreç.
Ayrıca bkz. suçluların iadesi.
Kaynak: Avrupa Konseyi Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesi (ETS No. 112), 21 Mart 1983, https://rm.coe.int/1680079529 üzerinden uyarlanmış ve İngilizce'den çevrilmiştir. Terimin Türkçe karşılığı: T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
İ
ikamet (ing: residence)
Belirli bir süre için belirli bir yerde yaşama fiili veya gerçeği; ikametgâhtan farklı olarak bir kimsenin yaşadığı yer. İkamet genelde sadece belirli bir yerin sakini olarak fiziksel var olmayı ifade ederken, ikametgâh genelde hem fiziksel varlığın hem de söz konusu yere yerleşme niyetinin bulunmasını gerektirmektedir. Dolayısıyla, kişiler birden fazla ikamet yerine sahip olurken tek bir ikametgâha sahiptir.
Ayrıca bkz. ikametgâh, mutat/olağan ikamet ülkesi.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf.
ikametgâh (ing: domicile)
Bir kişinin fiziksel olarak bulunduğu ve vatanı olarak gördüğü yer; o an için başka bir yerde ikamet ediyor olsa bile, bir kişinin dönmeyi ve kalmayı düşündüğü gerçek, sabit, asıl ve daimî vatanı.
Ayrıca bkz. ikamet, mutat/olağan ikamet ülkesi.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf.
ikili işgücü göçü anlaşmaları (ing: bilateral labor agreements)
Esasen işgücü göçü konusunda devletlerarası işbirliğine yönelik, hukuken bağlayıcı olan taahhütler; devletler arasında oluşturulan resmi mekanizmalar. Terim, aynı zamanda devletler ve bakanlıklar, istihdam organizasyonları gibi çeşitli diğer aktörler tarafından yapılan, ülkeler arasında işçilerin hareketini düzenleyen daha az resmi düzenlemeleri tasvir etmek için de kullanılır.
Ayrıca bkz. geçici göçmen işçiler, geçici göç, göçmen işçi, işgücü göçü, yurt dışına giden göçmen politikaları.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf.
ilk sığınma ülkesi (ing: first country of asylum)
Bazı sığınma sistemleri içeresinde belirli bir uluslararası koruma başvurusu sahibine erişilebilir ve geçerli bir uluslararası koruma tanıyan devlet.
Ayrıca bkz. sığınmacı, sığınma hakkı.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
istemsiz dönüş (ing: involuntary return)
Kişinin köken ülkesine rıza göstermeden, sınır dışı etme gibi doğrudan yöntemlerle ya da baskı altında kabul edilen destekli dönüş gibi yöntemlerle geri gönderilmesi süreci.
Ayrıca bkz. dönüş göçü, geri kabul anlaşması, gönüllü dönüş.
Kaynak: Bivand Erdal, M. (2020). Migration, forced. A. Kobayashi (Ed.), International encyclopedia of human geography (2. Baskı, ss. 105- 110) içinde. PRIO. https://doi.org/10.1016/B978-0-08-102295-5.10336-1 üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
işçi dövizleri (ing: remittances)
Ülkeler arasında veya aynı ülke içerisinde, göçmenler tarafından bağları olan bireylere ya da topluluklara yapılan kişisel para transferleri.
Ayrıca bkz. sosyal sermaye transferi.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
işgücü göçü (ing: labor migration)
Kişilerin istihdam amacıyla ikamet ettikleri ülke içinde veya bir devletten diğerine yer değiştirmeleri. İşgücü göçü, çoğu devletin göç kanunlarında ele alınmaktadır. Ayrıca, bazı devletler kendi ülkelerinden yapılan iş gücü göçünü düzenlemek ve yurt dışındaki vatandaşları için fırsatlar yakalamak için aktif bir rol oynamaktadır.
Ayrıca bkz. beceri kazandırma, geçici göçmen işçiler, göçmen işçi, ikili iş gücü göçü anlaşmaları.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf üzerinden uyarlanmıştır.
K
kan esası (ing: jus sanguinis)
Bir kişinin tabiiyetinin doğduğu ya da yaşamının ilerleyen bir döneminde ebeveynlerinin (veya ebeveynlerinden birinin veya belirli bir ebeveynin) tabiiyetine göre belirlenmesi kuralı.
Ayrıca bkz. tabiiyet, toprak esası, vatandaşlığın kazanılması.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce'den çevrilmiştir. Terimin Türkçe karşılığı: T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
karşılıklı yatırımların korunması ve teşviki anlaşması (ing:agreement for reciprocal promotion and protection of investments)
Diğer ülkeden yatırımcıların birbirlerinin topraklarında yaptıkları yatırımların korunması ve teşvikini düzenleyen, iki ülke arasında imzalanan anlaşmalar. Karşılıklı yatırımların korunması ve teşvikine dair ikili anlaşmalar, uluslararası yatırım anlaşmalarının bir türüdür. Bazı durumlarda devletler, karşılıklı yatırımlar konusunu daha geniş ekonomik işbirliği anlaşmalarının (örneğin serbest ticaret anlaşmalarının) içinde ele alabilirler.
Kaynak: Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Yatırım Politikaları Merkezi. (t.y). Uluslararası yatırım anlaşmaları veritabanı, terminoloji. https://investmentpolicy.unctad.org/international-investment-agreements üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
kimlik belgesi (ing: identity document)
Belgeyi taşıyan kişinin kimliğini ortaya koyması için bir devletin yetkili makamı tarafından düzenlenen bir belge.
Ayrıca bkz. pasaport.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf üzerinden uyarlanmıştır. Terimin Türkçe karşılığı: T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
kitlesel göç (ing: exodus)
Köken ülke dışına (istisnai ve düzensiz) gruplar halinde hareket. Toplu göç çok sayıda kişinin katıldığı bir hareket ya da belirli bir zamanda toplumun bir kısmının hareket etmesi anlamına gelir.
Ayrıca bkz. toplu göç, ülkeden çıkış, ülkeden göç.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM.
https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf.
konsolosluk hizmetleri (ing: consular services)
1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 5. maddesinde sayılan ya da ev sahibi devletin kanun ve düzenlemeleriyle yasaklanmayan veya köken devlet ile ev sahibi devlet arasında yürürlükte olan uluslararası anlaşmalarda atıfta bulunulan ve ev sahibi devletin itiraz etmediği, köken devlet tarafından dışarıda yerleşik vatandaşlarına yüz yüze veya elektronik ortamda (e-devlet) verilen hizmetler. Örneğin: seyahat belgelerinin düzenlenmesi, noter ve nüfus memurluğu olarak ve benzer kapasitelerde hizmet verilmesi, idari nitelikteki belirli işlevlerin yerine getirilmesi, konsolosluk koruması, adli ve adli olmayan belgelerin iletilmesi, köken devletin mahkemeleri için delil toplamak üzere istinabe müzekkerelerinin yazılması veya komisyonların yürütülmesi, bir oy verme merkezi kurulması veya gönderen devletin seçimlerinde oy kullanılmasına yardımcı olunması.
Ayrıca bkz. konsolosluk kaydı, konsolosluk koruması ve yardımı hakkı.
Kaynak: GLOBALCIT. (2020). Vatandaşlık ve seçim hakları sözlüğü. Avrupa Birliği Enstitüsü Küresel Vatandaşlık Gözlemevi. https://globalcit.eu/glossary/; Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
konsolosluk kaydı (ing: consular registration)
Devletin vatandaşı olan kişinin temel bilgilerinin (kimlik, aile durumu, ikamet yeri gibi) konsolosluk siciline geçirilmesi. Konsolosluk kaydının amacı, başta konsolosluk korumasının verilmesi olmak üzere konsolosluk heyetinin çalışmalarını kolaylaştırmaktır.
Ayrıca bkz. konsolosluk hizmetleri, konsolosluk koruması ve yardımı hakkı.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf.
konsolosluk koruması ve yardımı hakkı (ing: right to consular protection and assistance)
Dışarıda yerleşik vatandaşlar, köken devletlerinden ev sahibi devletteki sosyal, kültürel ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması için yeterli konsolosluk ve diğer gerekli hizmetleri alma ile ev sahibi devletin her türlü ihlaline karşı hak ve menfaatlerinin korunması hakkına sahiptirler. Bu husus, dışarıda yerleşik vatandaşların tutuklandığı, hapis cezasına çarptırıldığı, yargılanmak üzere gözaltında tutulduğu veya başka herhangi bir şekilde alıkonulduğu durumlarda özellikle önemlidir.
Ayrıca bkz. konsolosluk hizmetleri, konsolosluk kaydı.
Kaynak: Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme, 16 Aralık 1966,
İngilizce versiyonu: https://www.ohchr.org/en/instruments-mechanisms/instruments/international-covenant-civil-and-political-rights; Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf; Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2011). Glossary on migration (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml25_1.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
köken devlet (ing: state of origin, home state, origin state)
‘İlgili kişinin vatandaşı olduğu devlet’ (1990 Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Bireylerinin Haklarının Korunmasına ilişkin Uluslararası Sözleşme, 6(a). madde)
Ayrıca bkz. menşe (kaynak) devlet.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf
köken ülke (ing: country of origin, home country, origin country)
Yurt dışına düzenli ya da düzensiz yollarla göçmüş bir kişinin veya bir grup kişinin uyruğu olan ya da önceki mutat ikamet ülkesi.
Ayrıca bkz. menşe (kaynak) ülke.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
köken ülkeye dönüş (ing: repatriation)
Savaş esirlerinin, mültecilerin, göz altındaki sivillerin veya sivillerin vatandaşı oldukları ülkeye dönmeleri. Bu kavram daha çok çatışma ve zorla yerinden edinilme bağlamlarında kullanılır ve dönüş göçünün çeşitli uluslararası hukuki belgelerde öngörülen koşullar çerçevesinde gerçekleşen bir türü olarak ele alınır. Terim olarak köken ülkeye dönüş, uluslararası kriz zamanlarında diplomatik elçiler, uluslararası yetkililer, bir kriz ya da doğal felakete yakalanmış dışarıda yerleşik vatandaşlar için de kullanılmaktadır.
Ayrıca bkz. dönen göçmen, dönüş, dönüş göçü, dönüş hakkı, köken ülkeye dönme hakkı.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
köken ülkeye dönme hakkı (ing: right to repatriation)
1949 Cenevre Sözleşmeleri ve 1977 Protokolleri, 1907 Dördüncü Lahey Sözleşmesi’ne Ek Kara Savaşlarında Kanun ve Teamüllere Saygı Gösterilmesine İlişkin Yönetmelik, insan haklarına ilişkin hukuki belgeler ve uluslararası teamül hukukunda öngörülen koşullar çerçevesinde, mültecilerin, savaş esirlerinin, gözaltındaki sivillerin ve sivillerin vatandaşı oldukları ülkeye dönme hakkı. Köken ülkeye dönüş, kişileri alıkoyan güçlerin değil bireyin kişisel bir hakkıdır.
Uluslararası Silahlı Çatışmalar Hukuku'nda köken ülkeye dönüş, çatışmalar sona erdiğinde, kişileri alıkoyan güçlerin bu haktan yararlanmaya uygun kişileri (asker ve siviller) serbest bırakma, köken ülkelerin ise vatandaşlarını kabul etme yükümlülüğünü de içermektedir.
Mülteci Hukuku'nda, Afrika’daki Mültecilerin Sorunlarının Özel Yönlerini Düzenleyen Sözleşme’nin 5. maddesine göre köken ülkeye dönüş her zaman gönüllülük esasına dayanmalı ve hiçbir mülteci kendi rızası dışında ülkesine döndürülmemelidir. Bu belge, ayrıca, sığınma ülkesine köken ülkelerine dönmek isteyen mültecilerin güvenli dönüşü için yeterli ayarlamaları yapma, köken ülkeye de bu mültecilerin yeniden yerleşmelerini kolaylaştırmak ve onlara vatandaşlarının sahip olduğu tüm hak, ayrıcalık ve yükümlülükleri verme zorunluluğu getirmektedir.
Ayrıca bkz. dönüş, dönüş göçü, dönüş hakkı, köken ülkeye dönüş.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf; Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
Küresel Güney (ing: Global South)
‘Küresel Güney’, başlıca Güney Yarımküre’de bulunan ve ekonomik olarak daha az gelişmiş ülkeleri tanımlar. Bu kavram, tarihsel olarak Latin Amerika, Afrika, Asya ve Okyanusya bölgelerindeki ülkeleri içerir. Dünyanın daha zengin ve gelişmiş ülkelerini ifade eden ‘Küresel Kuzey’ ile karşıt anlama gelen, bir sosyo-ekonomik ve politik tanımlayıcı/anahtar sözcüktür. Küresel Kuzey ve Güney arasındaki bu ayrım sadece coğrafi değildir. Aksine, küresel düzeydeki kalkınma, servet ve çoğunlukla güç farklılıklarını/ eşitsizliklerini vurgular. Küresel Güney, ayrıca sömürge sonrası dönem, ekonomik bağımlılıklar ve küresel eşitsizlikler konularındaki tartışmalarda sıklıkla kullanılır.
Ayrıca bkz. Küresel Kuzey.
Kaynak: Dados, N. & Connell, R. (2012). The global south. Contexts, 11(1), 12-13. https://doi.org/10.1177/1536504212436479; Braff, L., & Nelson, K. (2022). The global north: Introducing the region. N. T. Fernandez & K. Nelson (Ed.), Gendered lives içinde. https://milnepublishing.geneseo.edu/genderedlives/chapter/chapter-15-the-global-north-introducing-the-region/ üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
Küresel Kuzey (ing: Global North)
‘Küresel Kuzey’, başlıca Kuzey Yarımküre’de bulunan, dünyanın daha zengin ve daha gelişmiş ülkelerini ifade eden sosyo-ekonomik ve siyasi bir terimdir. Tarihsel olarak Kuzey Amerika, Batı Avrupa ve özellikle Japonya olmak üzere Asya’nın bazı kısımlarını içerir. Bu terim, genellikle çoğu Güney Yarımküre’de yer alan ve ekonomisi daha az gelişmiş ülkeleri tanımlayan ‘Küresel Güney’ kavramının karşıtı olarak kullanılır.
Ayrıca bkz. Küresel Güney.
Kaynak: Dados, N. & Connell, R. (2012). The global south. Contexts, 11(1), 12-13. https://doi.org/10.1177/1536504212436479; Braff, L., & Nelson, K. (2022). The global north: Introducing the region. N. T. Fernandez & K. Nelson (Ed.), Gendered lives içinde. https://milnepublishing.geneseo.edu/genderedlives/chapter/chapter-15-the-global-north-introducing-the-region/ üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
M
mahsur kalmış göçmen (ing: stranded migrant)
Köken ülkelerine dönemeyen, ikamet ettikleri ülkede statülerini resmileştiremeyen ve başka bir devlete geçmelerini sağlayacak yasal göç fırsatlarına erişemeyen göçmenler. Bu terim, ayrıca, varış veya geçiş ülkesindeki ya da köken ülkedeki insani veya güvenlik nedenleri eve dönmelerini engellerken başka bir yere de gidemeyen, mahsur kalmış göçmenleri ifade eder.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
menşe (kaynak) ülke (ing: country of origin, home country, origin country)
Ayrıca bkz. köken ülke.
menşe (kaynak) devlet (ing: state of origin, home state, origin state)
Ayrıca bkz. köken devlet.
mutat/olağan ikamet ülkesi (ing: country of usual residence)
Bir kişinin mutat ya da olağan ikametinin olduğu ülke. Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Bölümü (UN DESA) olağan ikamet ülkesini şu şekilde tanımlanmaktadır:
“Bir kişinin yaşadığı ülke, yani gündelik zamanını normalde geçirdiği, yaşadığı bir yerinin bulunduğu ülke.” (Uluslararası Göç İstatistikleri Hakkında Öneriler, 1. Revizyon (1998), s. 92).
Ayrıca bkz. ikamet, ikametgâh.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
mülteci (ing: refugee)
“Irkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri yüzünden, zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve bu ülkenin korumasından yararlanamayan, ya da söz konusu korku nedeniyle, yararlanmak istemeyen; yahut tabiiyeti yoksa ve bu tür olaylar sonucu önceden yaşadığı ikamet ülkesinin dışında bulunan, oraya dönemeyen veya söz konusu korku nedeniyle dönmek istemeyen kişi.” (1951 Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşme, madde 1A(2)'den uyarlanmıştır).
Ayrıca bkz. sığınma hakkı, sığınmacı.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
N
niteliklerin tanınması (ing: recognition of qualifications)
“Bir yabancı eğitim belgesinin, eğitim ve/veya iş etkinliklerinde kullanılmak üzere yetkili makam tarafından resmi olarak kabulü.”
Kaynak: Avrupa Konseyi Avrupa Bölgesi’nde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına Dair Sözleşme (ETS No. 165), 11 Nisan 1997, https://denklik.yok.gov.tr/Documents/Mevzuat/Lizbon_Sozlesmesi_Turkce.pdf.
P
pasaport (ing: passport)
Devletin yetkili mercii tarafından verilen, uluslararası seyahatlerde geçerli, sahibinin belgeyi veren devletin vatandaşı olduğunu tespit eden belge. Bu belge, pasaport sahibinin ilgili devlete tekrar dönme hakkının kanıtıdır.
Pasaportlar, tabiiyeti belgeleyen sertifika veya kanıt olarak uluslararası düzeyde kabul edilen belgelerdir. Ancak, sadece varışta (primafacie) kanıt değeri taşımaktadırlar. Pasaport verilmesi, bir ülkeden ayrılma ve kendi ülkesine dönme haklarının uygulanmasını kolaylaştırmaktadır. Vatandaşlarına pasaport veremeyen devletler, 1966 tarihli Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’yi ihlal ederler.
Ayrıca bkz. kimlik belgesi, seyahat belgeleri.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
S
serbest dolaşım anlaşmaları (ing: free movement agreements)
Anlaşmaya taraf olan başka bir devlete giriş ve orada ikamet özgürlüğü tanıyan anlaşmalar.
Ayrıca bkz. dolaşım özgürlüğü (serbestisi).
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir. Terimin Türkçe karşılığı: T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
seyahat belgeleri (ing: travel documents)
Bir devlet ya da bir uluslararası anlaşma kuruluşları tarafından uluslararası sınırları geçmek için verilen ve bir kimlik kanıtı olarak kabul edilen tüm belgelerin genel adı. En sık kullanılan seyahat belgeleri pasaportlar ve vizelerdir. Ayrıca bazı devletler bazı kimlik kartları ya da ikamet kartları gibi başka belgeleri de kabul ederler.
Ayrıca bkz. kimlik belgesi, pasaport, ülkeden çıkış vizesi, vize.
Kaynak: Avrupa Göç Ağı. (2023). Avrupa Göç Ağı (EMN) sığınma ve göç sözlüğü (10.0 versiyon). https://home-affairs.ec.europa.eu/networks/european-migration-network-emn/emn-asylum-and-migration-glossary_en; Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce'den çevrilmiştir. Terimin Türkçe karşılığı: T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
sığınma hakkı (ing: right to asylum)
Devletin, mülki egemenliğine dayanarak ve takdir yetkisini kullanarak, vatandaşı olmayan bir kişinin ülkeye girmesine ve ülkede ikamet etmesine izin verme ve herhangi bir devletin bu kişi üzerinde yargı yetkisini kullanmasına direnme hakkı.
Ayrıca bkz. ilk sığınma ülkesi, sığınmacı.
Kaynak: Avrupa Göç Ağı. (2023). Avrupa Göç Ağı (EMN) sığınma ve göç sözlüğü (10.0 versiyon). https://home-affairs.ec.europa.eu/networks/european-migration-network-emn/emn-asylum-and-migration-glossary_en üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
sığınmacı (ing: asylum-seeker)
Uluslararası koruma arayışında olan kişi. Bireyselleştirilmiş prosedürlere sahip ülkelerde, sığınmacı, mültecilik talebi, talebi yaptığı devlet tarafından henüz sonuçlandırılmamış kişidir. Her sığınmacı, mülteci statüsü kazanmaz; ama her mülteci statüsü tanınan kişi başlangıçta bir sığınmacıdır.
Ayrıca bkz. ilk sığınma ülkesi, mülteci, sığınma hakkı.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
sosyal güvenlik anlaşmaları (ing: social security agreements)
Sosyal güvenlik haklarının sağlanmasını koordine etmek ve göçmenlerin sosyal güvenlik haklarına erişimini ve bu hakların taşınabilirliğini iyileştirmek amacıyla iki veya daha fazla ülke arasında imzalanan anlaşmalar.
Kaynak: Taha, N., Siegmann, K. A., & Messkoub, M. (2015). How portable is social security for migrant workers? A review of the literature. International Social Security Review, 68(1), 95-118.https://doi.org/10.1111/issr.12061 üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
sosyal sermaye transferi (ing: social remittances)
Göçmenlerden köken topluluklarına fikir, davranış ve beşerî sermayenin aktarımı.
Ayrıca bkz. işçi dövizleri.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
soy bağı ile kazanılan vatandaşlık (ing: citizenship by descent, citizenship by ancestry, ancestral citizenship)
Bir devletin, özellikle köken devlet toprakları dışında doğmuş kişilere, soy bağı, ortak etnik köken veya telafi (özür) (zararı karşılama veya tazminat dahil) gerekçelerine dayanarak vatandaşlık verdiği veya vatandışlığı yeniden kazandırdığı bir vatandaşlık rejimi.
Ayrıca bkz. vatandaşlığın kazanılması.
Kaynak: Speroni, T. (Mayıs 1, 2025). Call for Papers – Workshop “Ancestral Citizenship in Motion: Migration and the Politics of Extraterritorial Belonging” Ancestral Citizenship Project. https://ace.hypotheses.org/1123 üzerinden uyarlanmış ve Türkçe’ye çevrilmiştir.
soy bağı vizesi (ing: ancestry visa)
Vatandaşlık ya da tabiiyet taşıyan bir ataya (genellikle büyükbaba veya büyükanneye) sahip bir kişiye soy bağına dayanılarak verilen ve (imparatorluk sonrası kurulan) köken devlette ikamet, çalışma ve eğitim izni sağlayan göçmenlik vizesi. Bu vize genellikle eski sömürge bölgelerinden gelen nüfusları hedefler ve soy bağının kanıtlanmasına ve diğer uygunluk şartlarının taşınmasına bağlıdır. Soy bağı vizesi, aile birleşimi hakları verirken ve daimi ikamet veya vatandaşlık yolunu açarken, kamu yardımlarına erişimi sınırlayabilir ve diğer vize kategorilerinden geçişi kısıtlayabilir.
Ayrıca bkz. vize.
Kaynak: UK Visas and Immigration. (n.d.). UK Ancestry visa (Eligibility and overview). https://www.gov.uk/ancestry-visa ; Benson, M., Sigona, N., & Zambelli, E. (2024). The UK’s ‘safe and legal’ humanitarian routes: From colonial ties to privatising protection. The Political Quarterly, 95(2), 263–271. https://doi.org/10.1111/1467-923X.13409 üzerinden uyarlanmış ve Türkçe’ye çevrilmiştir.
suçluların iadesi (ing: extradition)
Kendi kanunlarına göre bir suç işlenmesi nedeniyle sanık ya da hükümlü durumundaki bir suçluyu, yargılama veya cezayı ya da göz altına alma kararını uygulama yetkisine sahip bir devletin, başka bir devletten talep etmesi ve talebi alan devletin bu kişiyi talebi yapan devlete teslim etmesidir. İade süreci genelde ulusal mevzuat, ikili anlaşmalar ve bazı durumlarda, çok taraflı sözleşmelere (ör: 1957 Suçluların İadesine İlişkin Avrupa Sözleşmesi) göre gerçekleşir.
Ayrıca bkz. hükümlülerin nakli.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf; Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce'den çevrilmiştir. Terimin Türkçe karşılığı: T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
sürgün (ing: exile)
Kişinin köken ülkesinden veya evinden zorla uzak kaldığı durum veya dönem.
Kaynak: Merriam-Webster. (t.y.). Exile. Merriam-Webster.com dictionary içinde. https://www.merriam-webster.com/dictionary/exile üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
T
tabiiyet (uyrukluk) (ing: nationality)
Bir birey ile bir devlet arasındaki -uluslararası hukukta tanınan- yasal bağ. Tabiiyet bağı, bir devletin kendi tabiiyetindekiler için saklı tuttuğu bireysel haklar ve yükümlülükler doğurur. Vatandaşlık ve tabiiyet terimleri sıklıkla eşanlamlı olarak ele alınır. Farklı anlamlarda kullanıldıklarında, vatandaşlık bir birey ile bir devlet arasındaki iç/ulusal yasal ilişkiyi işaret ederken tabiiyet, devletler arasındaki uluslararası ilişkileri ve hem devletlerin yurt dışında yaşayan vatandaşlarıyla hem de kendi ülkesinde yerleşik diğer devletlerin vatandaşlarıyla ilişkisini belirtir. Göç özelinde, bu bağ, bir devletin kendi tabiiyetindekileri, ülkesine kabul etme görevi ve sınır dışı etme yasağı ve yabancı makamlar tarafından işlenenen bireysel hak ihlallerine karşı koruma hakkı (özelllikle diplomatik koruma yoluyla) gibi belirli sonuçlar yaratır.
Ayrıca bkz. vatandaşlık, vatandaşlığın kaybı, vatandaşlık kazanılması.
Kaynak: GLOBALCIT. (2020). Vatandaşlık ve seçim hakları sözlüğü. Avrupa Birliği Enstitüsü Küresel Vatandaşlık Gözlemevi. https://globalcit.eu/glossary/; Avrupa Göç Ağı. (2023). Avrupa Göç Ağı (EMN) Sığınma ve Göç Sözlüğü (10.0 versiyon). https://home-affairs.ec.europa.eu/networks/european-migration-network-emn/emn-asylum-and-migration-glossary_en;; Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden uyarlanmış ve Türkçe’ye çevrilmiştir.
tabiiyet kaybı (ing: loss of nationality)
Ayrıca bkz. vatandaşlık, vatandaşlıktan çıkarılma, vatandaşlığın kaybı.
Kaynak: Terimin Türkçe karşılığı: T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
telafi yoluyla kazanılan vatandaşlık (ing: reparative citizenship)
Vatandaşlıklarını veya benzer üyelik statülerini kaybetmiş ve vatandaşlık bağını mevcut devletin sorumlu olduğu sebeplerden dolayı nesilden nesile aktaramayan kişilerin soyundan gelen ve daimi ikameti devletin toprakları dışında bulunan kişilere yönelik mevcut devletin durumu düzeltici yükümlülükleri üstlenmeyi kabul etmesi sayesinde, beyan veya hak tanıma yoluyla kazandırılan vatandaşlık statüsü. Vatandaşlığın aktarılmasının kesintiye uğraması, devletin işlediği toplu katliamlar, zulümler veya sürgünler, ayrılma, bölünme veya başka bir devlet tarafından ilhak yoluyla devlet topraklarının bir kısmının kaybı ve mevcut mevzuat uyarınca bu statüye hak kazanacak belirli grupları vatandaşlık statüsünden mahrum bırakan eski, ayrımcı vatandaşlık kanunlarından kaynaklanabilir.
Ayrıca bkz. vatandaşlığın kazanılması, zararı karşılama.
Kaynak: Owen, D., & Bauböck, R. (2025). Citizenship as reparations: Should the victims of historical injustice be offered membership? Robert Schuman Centre for Advanced Studies Working Paper. European University Institute. https://cadmus.eui.eu/handle/1814/93664 üzerinden İngilizce'den çevrilmiştir.
toplu göç (ing: exodus)
Ayrıca bkz. kitlesel göç.
toprak esası (ing: jus soli)
Bir çocuğun tabiiyetinin doğduğu yere göre belirlenmesi kuralı (tabiiyetin anne babadan geçebilmesinin yanı sıra).
Ayrıca bkz. kan esası, tabiiyet, vatandaşlık kazanılması.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce'den çevrilmiştir. Terimin Türkçe karşılığı: T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
U
ulusaşırı / ulusötesi (ing: transnational)
Ulusal sınırları aşan veya ötesine geçen.
Ayrıca bkz. diaspora örgütleri, ulusaşırı / ulusötesi topluluk.
Kaynak: Merriam-Webster. (t.y.). Transnational. Merriam-Webster.com dictionary içinde. https://www.merriam-webster.com/dictionary/transnational üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
ulusaşırı / ulusötesi topluluk (ing: transnational community)
Topluluğa üyelikleri aynı köken ülkeden göç etmek veya ortak bir kimliğe sahip olmak üzerinden tanımlanan, ulusal sınırlar ötesinde ekonomik, politik ve sosyal ağlarını sürdüren göçmen grupları.
Ayrıca bkz. diaspora örgütleri, ulusaşırı / ulusötesi.
Kaynak: Al-Ali, N. & Koser, K. (2003). Transnationalism, international migration and home. N. Al-Ali & K. Koser (Ed.), New approaches to migration? Transnational communities and the transformation of home (ss.1-14) içinde. Routledge. üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
uluslararası göç (ing: international migration)
Kişilerin geçici veya daimî olarak başka bir ülkeye yerleşmek üzere köken ülkelerinden veya mutat olarak ikamet ettikleri ülkeden ayrılmaları. Dolayısıyla, uluslararası bir sınırın geçilmesi söz konusudur.
Ayrıca bkz. döngüsel göç, göç, hareketlilik, iş gücü göçü, ülkeden çıkış, ülkeden göç.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf.
ulusötesi baskı (ing: transnational repression)
Köken devletlerin, doğrudan ya da vekiller aracılığıyla, yurt dışında bulunan vatandaşlarını susturmak, sindirmek veya onlara zarar vermek amacıyla gerçekleştirdikleri eylemler. Gazeteciler, insan hakları savunucuları, siyasal muhalifler, azınlık topluluklarının üyeleri ya da ülkedeki rejimi eleştirdiği düşünülen kişiler hedefler arasında yer alır. Kullanılan yöntemler; dijital gözetim, çevrim içi taciz, aile üyeleri üzerinden yıldırma, hukuki ve idari sistemleri kötüye kullanma (ör. örtülü/ olağanüstü iadeye tabi tutma, suçlu iadesi, göç ettirme prosedürleri, eylemciyi sindirme amaçlı açılan hukuk davaları (SLAPP), mali tedbirler) ile ağır vakalarda, kaçırma, keyfî gözaltı, zorla kaybetme (cebri kaybolma), işkence ve hedefli öldürmeleri içerir.
Ayrıca bkz. ulusaşırı.
Kaynak: Meinecke, C. (2025, 4 Aralık). Transnational repression: Mapping trends and improving responses [Avrupa Parlamentosu]. OHCHR Regional Office for Europe. https://europe.ohchr.org/resources/speeches/transnational-repression-mapping-trends-and-improving üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
Ü
ülkeden çıkış (ing: exit)
Köken ülkeden ayrılma.
Ayrıca bkz. ayrılma hakkı, uluslararası göç, ülkeden göç.
Kaynak: Merriam-Webster. (t.y.). Exit. Merriam-Webster.com dictionary içinde. https://www.merriam-webster.com/dictionary/exit uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
ülkeden çıkış politikaları (ing: exit policies)
Ayrıca bkz. yurt dışına giden göçmen politikaları.
ülkeden çıkış vergisi (ing: expatriation (emigration) tax)
Vatandaşlıktan çıkan veya uzun süreli ikamet eden statüsünü bırakan, dolayısıyla bir ülkedeki vergi mükellefliğini sonlandıran bir kişiden alan vergi. Bu vergi, genellikle mükellefin varlıklarının değeri üzerinden hesaplanır.
Ayrıca bkz. çıkış vergisi.
ülkeden çıkış vizesi (ing: exit visa)
Ülkeden çıkış vizesi, bir bireyin bir ülkeden ayrılmasına izin veren, devlet tarafından verilen bir yetkidir. Bu vize türünü, köken ülkeler, topraklarını terk etmelerini onaylamak için kendi vatandaşlarına, ev sahibi ülkeler ise vize süresi dolan ve ülkeden ayrılmadan önce vizelerini uzatması gereken kişilere verebilirler.
Ayrıca bkz. pasaport, seseyahat belgeleri, vize.
ülkeden göç (ing: emigration)
Çıkış ülkesi (köken ülke) açısından, bir kişinin vatandaşı olduğu ya da olağan ikametinin bulunduğu ülkeden başka bir ülkeye göç etmesi. Böylece varış ülkesi kişinin yeni olağan ikamet ülkesi hâline gelir.
Ayrıca bkz. ayrılma hakkı, uluslararası göç, ülkeden çıkış, ülkeden göç eden kişi, yabancı ülkeye yerleşen kişi.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
ülkeden göç eden kişi (ing: emigrant)
Çıkış ülkesi (köken ülke) açısından, vatandaşı olduğu ya da olağan ikametinin bulunduğu ülkeden başka bir ülkeye göç eden kişi. Böylece varış ülkesi, kişinin yeni olağan ikamet ülkesi hâline gelir.
Ayrıca bkz. dönen göçmen, gelen göçmen, göçmen, ülkeden çıkış, ülkeden göç, yabancı ülkeye yerleşen kişi.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
ülkeden tekrar göç (ing: re-emigration)
Köken ülkesine döndükten sonra kişilerin tekrar ülkeden göç etmeleri.
Ayrıca bkz. dönüş, ülkeden çıkış, ülkeden göç.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf.
ülkede tutma politikaları (ing: retention policies)
Bir köken devletin, vatandaşlarını ülkede tutmak ve diğer ülkelere göç etmelerini önlemek amacıyla uyguladığı stratejiler. Bu politikalar; istihdama, eğitime, konut edinimine veya sivil topluma katılıma yönelik teşvikler gibi vatandaşların ülkede kalmasını özendirmeyi amaçlayan siyasal, ekonomik, toplumsal ya da kültürel önlemlerin yanı sıra, yurt dışına göçe yönelik kısıtlamaları veya yurt dışı göçü caydırıcı tedbirleri de içerebilir.
Ayrıca bkz. yurt dışına giden göçmen politikaları.
V
vasıfsızlaşma (tr: deskilling)
Göç bağlamında, bir göçmenin yurt dışında yerleştiği ülkenin ve/veya dönüşte köken ülkesinin iş gücü piyasasında uzun bir süre işsiz kalması ya da daha düşük beceri düzeyi gerektiren işlerde istihdamı sonucunda becerilerinin ve/veya bilgisinin kaybı ya da azalması.
Ayrıca bkz. beceri kazandırma, beyin kaybı, yüksek nitelikli göçmen.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
vatandaş (ing: citizen)
Belirli bir siyasi topluluğun hem resmi vatandaşlık hak ve ödevlerinden yararlanmaya müstahak hem de siyasi karar alma süreçlerine aktif olarak katılma fırsatına sahip üyesi.
Ayrıca bkz. çifte/çoğul vatandaşlık, tabiiyet, vatandaşlık.
Kaynak: Bauböck, R. (2009). The rights and duties of external citizenship. Citizenship Studies, 13(5), 475-499. https://doi.org/10.1080/13621020903174647; Pedroza, L. & Palop-Garcia, P. (2017). The grey area between nationality and citizenship: an analysis of external citizenship policies in Latin America and the Caribbean. Citizenship Studies, 21(5), 587-605. https://doi.org/10.1080/13621025.2017.1316701 üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
vatandaşlık (ing: citizenship)
Bir birey ile bir devlet veya diğer bölgesel yönetimler (örneğin Avrupa Birliği, federal bir eyalet veya yalnızca kısmen tanınan devletler) arasındaki belirli yasal haklar ve ödevleri içeren yasal bir statü ve ilişki. Uluslararası hukukta tabiiyet (uyrukluk) kavramına daha sık rastlanılsa da, ulusal mevzuatlarda vatandaşlık ve tabiiyet kavramları genellikle birbirinin eşanlamlısı sayılır. Vatandaşlık, tabiiyetten farklı bir anlamda kullanıldığında, bireylerin ulusal hukuk uyarınca tabiiyetle ilişkilendirilen yasal haklarına ve ödevlerine atıfta bulunur. Vatandaşlık, doğumla ya da beyan, tercih, evlilik veya ulusal mevzuatta belirtilen diğer vatandaşlığa alınma yollarıyla kazanılabilir. Bazı ulusal mevzuatlarda, vatandaşlık daha belirli bir anlama sahiptir ve yalnızca reşit olduktan sonra o ülkenin tabiiyetindekiler tarafından kullanılabilen (oy kullanma hakları gibi) haklara ve ödevlere veya bu kişilerin yalnızca ulusal topraklarda kullanabilecekleri haklara ve ödevlere atıfta bulunur.
Ayrıca bkz. çifte/çoğul vatandaşlık, tabiiyet, vatandaş.
Kaynak: GLOBALCIT. (2020). Vatandaşlık ve seçim hakları sözlüğü. Avrupa Birliği Enstitüsü Küresel Vatandaşlık Gözlemevi. https://globalcit.eu/glossary/; Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf; Bauböck, R. (2009). The rights and duties of external citizenship. Citizenship Studies, 13 (5), 475-499. https://doi.org/10.1080/13621020903174647; Avrupa Göç Ağı. (2023). Avrupa Göç Ağı (EMN) sığınma ve göç sözlüğü (10.0 versiyon). https://home-affairs.ec.europa.eu/networks/european-migration-network-emn/emn-asylum-and-migration-glossary_en üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
vatandaşlığa alınma (ing: naturalization)
Doğumdan sonra kan ve toprak esası dışındaki yollarla vatandaşlık kazanılması. Daha dar anlamda, vatandaşlığa alınma, vatandaşlığın kazanılabiliceği, kişinin ya da kişinin yasal temsilcisinin başvurusu ve kamu otoritesinin vatandaşlık vermesini gerektiren belirli bir prosedürü ifade eder. Bu ikinci anlamda, vatandaşlığa alınma süreci, kolaylaştırılmış ve/veya daha az takdire bağlı vatandaşlık kazanımı sağlayan beyan veya tercih prosedürlerinden farklılaşır.
Ayrıca bkz. vatandaşlık kazanılması, vatandaşlıktan çıkarılma.
Kaynak: GLOBALCIT. (2020). Vatandaşlık ve seçim hakları sözlüğü. Avrupa Birliği Enstitüsü Küresel Vatandaşlık Gözlemevi. https://globalcit.eu/glossary/ üzerinden İngilizce'den çevrilmiştir. Terimin Türkçe karşılığı: T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
vatandaşlıktan çıkarılma (ing: denationalization)
Bir bireyin vatandaşlığının kendi rızası olmadan, devleti tarafından düşürülmesi. Bu eylem, kişiyi vatandaş olmayan statüsüne taşır ve vatandaşlığa bağlı tüm hak ve yetkilerini sonlandırır. Vatandaşlıktan çıkarma devletlerin idari kurumları veya kanun marifetiyle gerçekleştirdikleri tek taraflı bir fiildir. Buna göre, kişiler vatandaşlıktan mahrum bırakılmaktadır.
Ayrıca bkz. vatandaşlığın kaybı, vatandaşlıktan mahrum bırakılma.
Kaynak: Gibney, M. (2017). Denationalization. A. Shachar, R. Bauböck, I. Bloemraad & M. Vink (Ed.), The Oxford handbook of citizenship içinde (ss. 358-382). https://doi.org/10.1093/oxfordhb/9780198805854.013.16; Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir; Terimin Türkçe karşılığı: T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
vatandaşlığın kaybı (ing: loss of nationality)
Bir ülkenin vatandaşı olma statüsünün herhangi bir şekilde -gönüllü ya da istemsiz, otomatik veya kamu makamlarının bir eyleminin sonucu olarak- kaybedilmesi. Temel kayıp türleri, ilgili kişinin isteyerek vazgeçmesi ve kanun ya da kamu makamlarının bir kararı ile vatandaşlığın iptalidir. İptal, bırakma ve münfesih olmayı (kanun gereğince otomatik kaybı) içerir.
Ayrıca bkz. tabiiyet kaybı, vatandaşlıktan çıkarılma, vatandaşlık kazanılması, vatandaşlıktan mahrum bırakılma.
Kaynak: GLOBALCIT. (2020). Vatandaşlık ve seçim hakları sözlüğü. Avrupa Birliği Enstitüsü Küresel Vatandaşlık Gözlemevi. https://globalcit.eu/glossary/ üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir. Terimin Türkçe karşılığı: T.C. Dışişleri Bakanlığı Tercüme Dairesi Başkanlığı. (2018). Genel hukuk terminolojisi. https://www.mfa.gov.tr/data/Terminoloji/hukuk-terminoloji-110615.pdf.
vatandaşlık kazanılması (ing: acquisition of nationality)
Bir bireyin doğumla veya doğumdan sonra herhangi bir zamanda bir devletin vatandaşı olma süreci. Vatandaşlık, bir devletin topraklarında doğmak (jus soli) veya o devletin bir vatandaşından gelmek (jus sanguinis) gibi otomatik atıf yoluyla edinilebilir. Ayrıca bireysel beyan, kayıt, tercih, başvuru ve benzeri otomatik olmayan yollarla veya vatandaşlığa alma gibi kamu otoritelerinin kararlarıyla veya bir devletin topraklarının başka bir devlete teslim edilmesi sonucu da edinilebilir. Vatandaşlığın edinilmesini yöneten özel kurallar her devletin yasal çerçevesine göre değişir.
Ayrıca bkz. kan esası, tabiiyet, toprak esası, vatandaşlığa alınma, vatandaşlığın kaybı.
Kaynak: International Justice Resource Center. (n.d.). Citizenship & nationality. https://ijrcenter.org/thematic-research-guides/nationality-citizenship/; GLOBALCIT. (2020). Vatandaşlık ve seçim hakları sözlüğü. Avrupa Birliği Enstitüsü Küresel Vatandaşlık Gözlemevi. https://globalcit.eu/glossary/ üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
vatandaşlıktan mahrum bırakma (ing: deprivation of nationality)
Bir devletin idari makamlarının bir kararı ya da kanun marifetiyle gerçekleştirdiği, bir bireyi vatandaşlığından mahrum bırakan tek taraflı eylem.
Ayrıca bkz. vatandaşlıktan çıkarılma, vatandaşlık kaybı.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
vize (ing: visa)
Konsolosluk yetkilileri tarafından pasaporta veya kimlik sertifikasına vurulan ve konsolosluk yetkilisinin vize verildiği tarihte devletin geçerli kanunlarına göre belge sahibinin ülkeye kabul edilebilecek, ülkeden ayrılabilecek veya transit geçebilecek yabancılar sınıfına girdiğine inandığını gösteren onay. Vizeler, devletlere giriş yapmak için geçerli olan kriterleri ortaya koymaktadır.
Ayrıca bkz. seyahat belgeleri, ülkeden çıkış vizesi.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf
Y
yabancı ülkeye yerleşen kişi (ing: expatriate)
Gönüllü olarak vatandaşlıktan çıkan kişi. Bu terim ayrıca çok uluslu şirketlerin çalışanları veya uluslararası kamu görevlileri gibi yabancı bir ülkede yerleşen vatandaşları da tanımlamak için halk arasında/ günlük hayatta (colloquially) kullanılmaktadır.
Ayrıca bkz. ülkeden göç, ülkeden göç eden kişi, vatandaşlığın kaybı.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
yasa dışı göçmen (ing: illegal migrant)
Ayrıca bkz. düzensiz göçmen.
yeniden entegrasyon (ing: reintegration)
Ülkelerine dönen göçmenlerin yaşamlarını, geçim kaynaklarını ve onurlarını sürdürmek ve toplumsal yaşama dahil olmaları için gereken ekonomik, sosyal ve psikososyal ilişkileri yeniden kurmasını sağlayan süreç. Yeniden entegrasyonun üç boyutu bulunmaktadır. Sosyal yeniden entegrasyon, dönen bir göçmenin kendi ülkesindeki sağlık, eğitim, barınma, adalet ve sosyal koruma planları dahil olmak üzere kamu hizmetlerine ve altyapılarına erişimini ifade eder. Psikososyal yeniden entegrasyon, dönen bir göçmenin kişisel destek ağlarına (arkadaşlar, akrabalar, komşular) ve sivil toplum yapılarına (dernekler, yardım grupları ve diğer örgütler) yeniden dâhil edilmesidir. Yeniden entegrasyonunun bu boyutu, ayrıca, dönen göçmenin kendi toplumunun değerleri, yaşam biçimi, dili, ahlaki ilkeleri, ideolojisi, gelenek ve görenekleriyle yeniden etkileşimini içerir. Ekonomik yeniden entegrasyon, dönen bir göçmenin kendi ülkesinin ekonomik yaşamına yeniden girdiği ve geçimini sürdürebildiği süreci tanımlar.
Ayrıca bkz. destekli gönüllü dönüş ve yeniden entegrasyon, dönüş göçü, dönüş politikaları, dönen göçmen.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den uyarlanmış ve çevrilmiştir.
yurt dışı çıkış harcı (ing: departure fee)
Köken devletin yurt dışına çıkacak vatandaşlarından aldığı vergi
Ayrıca bkz. çıkış vergisi.
yurt dışı göçmen politikaları (ing: emigrant policies)
Ayrıca bkz. yurt dışı göçmen kapsama politikaları.
yurt dışı göçmen kapsama politikaları (ing: emigrant engagement policies)
Devletlerin yurt dışındaki vatandaşlarıyla sosyal, politik, ekonomik, kültürel ve dini bağlarını geliştirmek için uyguladığı stratejiler.
Ayrıca bkz. diaspora kapsama politikaları, göçmen gönderen ülke politikaları, yurt dışı göçmene seçme hakkı verilmesi.
Kaynak: Waterbury, M. A. (2018). Caught between nationalism and transnationalism: How Central and East European states respond to East–West emigration. International Political Science Review, 39(3), 338-352. https://doi.org/10.1177/0192512117753613; Østergaard-Nielsen, E. (2016). Sending Country Policies. B. Garcés-Mascareñas & R. Penninx (Ed.), Integration processes and policies in Europe (ss. 147-165) içinde. IMISCOE Research Series. Springer. https://doi.org/10.1007/978-3-319-21674-4_9 üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
yurt dışı göçmene seçme hakkı verilmesi (ing: emigrant enfranchisement)
Yurt dışında yaşayan göçmenlere oy hakkı verilmesi süreci. Köken devletler, diaspora üyelerine referandumlar, yerel seçimler, meclis seçimleri, başkanlık seçimleri gibi bir ya da daha çok seçimde oy verme hakkı tanıyan seçim yasalarına sahip olabilirler. Bu yasalara göre yurt dışı göçmenler seçme haklarını çeşitli şekillerde kullanabilirler: bireysel olarak büyükelçiliklerde veya konsolosluklard, posta yoluyla, elektronik ortamlarda ya da seçim zamanı vatandaşı oldukları ülkeye seyahat ederek.
Ayrıca bkz. diaspora kapsama politikaları, yurt dışı göçmen kapsama politikaları, yurt dışından oy verme, yurt dışından oy hakkı.
Kaynak: Turcu, A. (2018). Reactive limits to diaspora enfranchisement policies: A conceptual categorization. Diaspora Studies, 11(1), 1-24. https://doi.org/https://doi.org/10.1080/09739572.2017.1331607; Umpierrez de Reguero, S., Finn, V., & Peltoniemi, J. (2023). Missing links in migrant enfranchisement studies. Journal of Ethnic and Migration Studies, 49(10), 2473–2499. https://doi.org/10.1080/1369183X.2023.2182709 üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
yurt dışı vatandaş (ing: overseas citizen)
Ayrıca bkz. dışarıda yerleşik vatandaş, diaspora, ülkeden göç eden kişi, yurt dışındaki yereller.
yurt dışına giden göçmen politikaları (ing: emigration policies)
Yurt dışına yönelik göç akışlarının hacmini, kökenini, varış yerini ve iç bileşimini etkilemek amacıyla ulus devletler tarafından uygulanan yasalar, kurallar, önlemler ve uygulamalar.
Ayrıca bkz. ayrılma hakkı, beceri kazandırma, ikili iş gücü anlaşmaları, ülkeden çıkış, ülkeden göç, ülkeden göç eden kişi.
Kaynak: De Haas, H., & Vezzoli, S. (2011, Nisan). Leaving matters: the nature, evolution and effects of emigration policies (International Migration Institute Working Papers Series, No. 34). https://ora.ox.ac.uk/objects/uuid:6632387d-eb4b-4edc-b212-4a8cfefa80dd üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
yurt dışındaki vatandaşlar (ing: external citizens)
Vatandaşlıklarını kan esası sebebiyle kazanmış ve söz konusu ülkede hiç yaşamamış olanlar da dâhil kısa ya da uzun sürekli yurt dışında bulunan vatandaşlar.
Ayrıca bkz. dışarıda yerleşik olan vatandaş, diaspora, yurt dışındaki yereller, yurt dışından vatandaşlık.
Kaynak: GLOBALCIT. (2020). Vatandaşlık ve seçim hakları sözlüğü. Avrupa Birliği Enstitüsü Küresel Vatandaşlık Gözlemevi. https://globalcit.eu/glossary/ üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
yurt dışındaki yereller (ing: domestic abroad)
Bu terim, kurumsallaşmış köken devlet politikalarıyla desteklenen göçmen topluluklarının diasporalar olarak nasıl betimlendiğini kavramsallaştırır ve onları sınırları ötesinde dağılmış bir ulusun uzantıları olarak sembolize eder.
Ayrıca bkz. dışarıda yerleşik vatandaş, diaspora, diasporik aktörler.
Kaynak: Varadarajan, L. (2010). The domestic abroad: Diasporas in international relations. Oxford University Press. https://doi.org/10.1093/acprof:oso/9780199733910.001.0001 üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
yurt dışından oy hakkı (ing: external voting rights)
Seçimin yapıldığı ülkede değilken, oy pusulasını postalama, yurt dışındaki büyükelçiliklerde, konsolosluklarda veya özel oy kullanma merkezlerinde oy kullanma, elektronik oy kullanma ve vekâleten oy kullanma dâhil, fiziki katılım gerektirmeyen herhangi bir yolla oy kullanma hakkı. Yerleşik olmayan vatandaşların oy kullanma haklarından ayırt edilmelidir.
Ayrıca bkz. dışarıda yerleşik vatandaşların seçme ve seçilme hakları, diaspora kapsama politikaları, yurt dışı göçmen kapsama politikaları, yurt dışı göçmene seçme hakkı verilmesi, yurt dışından oy verme.
Kaynak: GLOBALCIT. (2020). Vatandaşlık ve seçim hakları sözlüğü. Avrupa Birliği Enstitüsü Küresel Vatandaşlık Gözlemevi. https://globalcit.eu/glossary/ üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
yurt dışından oy verme (ing: extraterritorial voting, out-of-country voting, voting from abroad)
Genişletilmiş vatandaşlık haklarının bir bileşeni olarak, dışarıda yerleşik vatandaşlara siyasi süreçlere, oy kullanma ve seçim adaylığı gibi faaliyetlere katılma olanağı sağlanan düzenleme.
Ayrıca bkz. dışarıda yerleşik vatandaşların seçme ve seçilme hakları, diaspora kapsama politikaları, yurt dışı göçmen kapsama politikaları, yurt dışı göçmene seçme hakkı verilmesi, yurt dışından oy hakkı.
Kaynak: Collyer, M., & Vathi, Z. (2007). Patterns of extraterritorial voting (Development Research Centre on Migration, Globalisation and Poverty Working Papers Series, No. T22). https://assets.publishing.service.gov.uk/media/57a08c09e5274a31e0000f5e/WP-T22.pdf üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
yurt dışından vatandaşlık (ing: external citizenship)
Vatandaşların, vatandaşı oldukları ülkenin toprakları dışında bulundukları sırada bu ülkeye dair sahip oldukları hak ve görevler. Yurt dışından vatandaşlık, ülkede geçici olarak bulunmayanların konsolosluk ve diplomatik koruma ve dönüş gibi haklarının yanı sıra dışarıda yerleşik vatandaşların oy kullanma gibi haklarını içerir.
Ayrıca bkz. dışarıda yerleşik vatandaş, dönüş hakkı, yurt dışı vatandaş, yurt dışından oy hakkı, yurt dışındaki vatandaşlar.
Kaynak: GLOBALCIT. (2020). Vatandaşlık ve seçim hakları sözlüğü. Avrupa Birliği Enstitüsü Küresel Vatandaşlık Gözlemevi. https://globalcit.eu/glossary/; Bauböck, R. (2009). The rights and duties of external citizenship. Citizenship Studies, 13(5), 475-499. https://doi.org/10.1080/13621020903174647. üzerinden uyarlanmış ve İngilizce’den çevrilmiştir.
yüksek nitelikli (çok vasıflı) göçmen (ing: highly skilled migrant)
Yükseköğretim veya mesleki deneyim yoluyla genellikle yüksek beceri gerektiren bir mesleği icra etmek için gereken beceri düzeyini veya nitelikleri kazanmış göçmen.
Ayrıca bkz. az/düşük vasıflı göçmen işçi, beyin dolaşımı, beyin göçü, beyin gücü kazanımı.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
Z
zararı karşılama (ing: restitution)
Belirli bir şeyin veya statünün hakiki sahibine iade edilmesi veya eski hâline döndürülmesi; başkasına verilen zararın tazmin veya telafi edilmesi; başkasına karşı gerçekleştirilen haksız fiilden elde edilen çıkarların tazmin edilmesi.
Ayrıca bkz. telafi yoluyla kazanılan vatandaşlık.
Kaynak: Perruchhoud, R. & Redpath-Cross. J. (Ed.). (2013). Göç terimleri sözlüğü (2. Baskı). IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf.
zorla geri gönderme (ing: forced return)
Bir kişinin kendi isteği dışında, köken ülkesine, transit ülkesine veya kişiyi almayı kabul eden üçüncü bir ülkeye gönderilmesi işlemi. Genellikle idari veya yargısal bir eylem ya da karara dayanarak gerçekleştirilir.
Ayrıca bkz. destekli gönüllü dönüş ve yeniden entegrasyon, gönüllü dönüş.
Kaynak: Sironi, A., Bauloz, C. & Emmanuel, M. (Ed.). (2019). Glossary on migration. IOM. https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml_34_glossary.pdf üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
zorunlu askerlik (ing: conscription)
Kişilerin özellikle askeri hizmet için zorunlu olarak kaydedilmesi.
Kaynak: Merriam-Webster. (t.y.). Conscription. Merriam-Webster.com dictionary içinde. https://www.merriam-webster.com/dictionary/conscription üzerinden İngilizce’den çevrilmiştir.
